yatirimcidan_com on Instagram

Yatırımcıdan

🇹🇷 - Ekonomi Haberleri - Tüm Haberleri Hızlı ve Mobil Uyumlu Sitemizden Okuyabilirsiniz

http://www.yatirimcidan.com/ Similar users

Report inappropriate content

Türkiye’de faizler nasıl düşer? Enflasyondaki yükseliş reel getirileri sınırlamaya devam ederken Türkiye’de faizlerin düşürülmesi için hem siyasi hem de ticari çevrelerde çözüm yolları aranıyor. Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) Genel Müdürü Ümit Leblebici’ye Türkiye’de faizlerin düşürülmesinin bir yolu da sermaye piyasalarının gelişimi olduğuna vurgu yaptı. Ümit Leblebici, yaptığı açıklamada, “Sermaye piyasalarının geliştirilmesiyle faizlerin daha aşağıya inmesini sağlayabiliriz” dedi.Leblebici bankacılık sisteminin kredi vermeye, ekonomiye destek sağlamaya devam edeceğini , bu kapsamda çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Düşük faiz ortamını kendilerinin de istediğini dile getiren Leblebici, bunun için başka enstrümanlar da gerektiğini dile getirdi. Diğer taraftan ekonomistler, faizlerin yüksek seyrindeki ana nedeni yüksek enflasyon olarak görüyor. Bu noktada Leblebici iyimser görüşte. Yıl sonunda enflasyon oranında tek hanenin görüleceğini dile getiren Leblebici, 2017 sonunda yüzde 9’un üzerinde ama yüzde 10’un altında, tek haneli enflasyon beklediklerini aktardı. Leblebici, “Gelecek yıl ise enflasyon oranının 2017’nin altında olacağını düşünüyorum. Benim beklentim oranın yüzde 7,5-8 civarında olacağı.” diye konuştu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, IMF ve Dünya Bankası toplantıları kapsamında Washington’da gerçekleştirdiği sunumda, “Yüksek enflasyon seviyeleri ile enflasyon beklentileri fiyatlama davranışları için yukarı yönlü risk oluşturuyor” demişti. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, Leblebici’ye benzer şekilde, “Faiz oranının düşmesini biz de istiyoruz, bunun için çalışıyoruz” dedi.

0

Emekliler zaman geçtikçe fakirleşiyor Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yapılan bir çalışmada, emekliler ve yaşlıların giderek fakirleştiğini ve gelir ve yaşam koşulları bakımından gelecekte emekliler ve çalışanlar arasındaki eşitsizliğin artacağını öngören bir çalışma yayınladı. OECD çalışmasında, 1980’de 65 yaş ve üzeri kişilerin üye ülkeler içinde yüzde 20 ağırlığında olduğunu, 2015’te bu oranın yüzde 28’e yükseldiğini, 2050’de ise 65 yaş ve üzeri kişilerin toplam içinde yüzde 53’e çıkacağı öngörüsü hatırlatıldı. Daha uzun yaşamın, yaşlılığın bir noktasında emeklilik ya da gençlerin baskısı altında işini kaybetmek anlamına geldiği belirtilen çalışmada, bunun keskin bir gelir düşüşüne yol açacağı ve toplum içinde gelir eşitsizliğini derinleştireceği belirtildi. OECD çalışmasında çözüm amacıyla, çalışma çağında gelir eşitsizliğini azaltma, sağlık-eğitim- istihdam hizmetlerinde verilen hizmetin bedelini ve mali ağırlığını düşürme ve yaşlılıktaki gelir eşitsizliğine doğrudan müdahale önerildi. Düşük gelirli olarak çalışan eğitimsiz kişilerin daha düşük emekli maaşıyla yaşlandığı hatırlatılan çalışmada, “Emeklilik yaşının yükseltilmesi, düşük ve yüksek gelirli kişiler arasında toplam emeklilikte eşitsizliği artırma eğilimi gösterir. Ancak bu etki küçüktür. Bununla birlikte, yaşlılık dönemindeki cinsiyet eşitsizliği büyük bir olasılıkla kalıcı: bugün 65 yaşın üzerindeki yıllık emeklilik maaşları kadınlarda erkeklere kıyasla ortalama yüzde 27 daha düşük. Yaşlılık yoksulluğu kadınlar arasında erkeklerinkinden çok daha yüksek” denildi. OECD çalışmasında, çözüm için; önleyici, hafifletici ve sorun çözmeye yönelik üç kanaldan müdahale önerildi. Önleyici kanaldan, kaliteli çocuk bakımı, iyi eğitim, dezavantajlı gençlerin ve risk gruplarının istihdamına özel önem verilmesi önerildi. Hafifletici kanaldan ise sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, hasta odaklı yaklaşım, istihdam hizmetleri ve işsizlerin hızla işe geri dönüşünün sağlanmasına yönelik politikalar önerildi. Sorun çözmeye yönelik kanaldan ise emeklilik gelir sistemlerinde yaşlılar arası eşitsizliğin giderilmesine yönelik telafi edici önlemler, birinci sütun emeklilikte iyi gelir, kadınla

1

Bitcoin 25 bin dolara çıkabilir Finans piyasalarında en önemli psikolojik güçlerden birini ‘treni kaçırma korkusu’dur. Bazı kurumların bitcoin ve diğer kripto paralar hakkında yaptığı balon uyarılarına karşın yatırımcının bir varlık sınıfı olarak bitcoin’e giderek daha ilgili hale geldiği görülüyor. Bu yıl içinde fiyatı beş kattan fazla artarak 5.500 doları aşan bitcoinin 5 yıl içinde 25 bin dolara ulaşacağı iddia ediliyor. Bu hafta içinde bitcoin ile iki karşı cephe bir kez karşı karşıya geldi. İsviçreli finans kuruluşu UBS’e göre Bitcoin gibi kripto paralar “spekülatif bir balon”lar ve gerçek para birimleri haline gelmeleri mümkün değil. Goldman Sachs yolladığı notta bitcoin gibi para birimlerinin ‘yeni altın’ olmadığını ve değerli metallerin hala uzun vadeli en iyi tasarruf aracı olduğunu bildirdi. Ancak girişim sermayesi fonu Spice’ın kurucularından Ami Ben-David, son 12 ay içinde geleneksel finans çevrelerinin bitcoin ile ilgili algısında bir değişiklik olduğunu söylüyor. Ben-David, ‘treni kaçırmak’ istemeyen finansçıların bitcoin hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istediğini belirtiyor ve bitcoinin artık Wall Street ile Londra’da bir varlık sınıfına terfi ettiğini ifade ediyor. Hukuk firması Davis Polk’un ortaklarından Joe Hall da, müşterilerinden gelen talep doğrultusunda bitcoin ile ilgili bilgi vermek amacıyla bir telekonferans düzenlediklerini ve fon yöneticilerinin bitcoin için artan yatırımcı talebini karşılamanın yollarını aradığını kaydetti. Diğer yandan hedge fon yöneticisi Mike Novogratz, kripto para işlemleri için bir hedge fon kurmayı planlıyor. Bu ilginin de fiyatlara hızlı bir yükseliş olarak yansıması bekleniyor. Analistler bitcoinin 2018 ortalarında 6.000 dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Uzun vadede ise fiyat beklentileri çok daha iddialı. FundStrat Global Advisor’ın kurucularından Tom Lee, bitcoin fiyatının 5 yıl içinde 25.000 dolara ulaşacağı tahmininde bulundu. Lee, Businessinsider’a yaptığı değerlendirmede, uzun vadeli değerleme modeline göre, bitcoinin altını yerini alabileceğini savunuyor. Lee, gelecekte tüm işlerin dijital ortamda yürütüleceğini ve yedi yıldır ‘hack’lenmemiş olan kişisel olarak şifrelenmiş kripto paraların bö

0

Eylül ayında kurulan-kapanan şirket sayısı açıklandı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre; eylül ayında kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre yüzde 23,40 düşüş gerçekleşti. Eylül ayında kurulan toplam 5.105 şirket ve kooperatifin yüzde 82,19’u limited şirket, yüzde 16,73’ü anonim şirket, yüzde 1,08’i ise kooperatif olarak kayıtlara geçti. Söz konusu dönemde, kooperatif sayısında yüzde 32,10 gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 26,63 azalma oldu. Kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 27,42 kapanan kooperatif sayısı yüzde 29,47 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 33,80 oranında azaldı. 2017 yılı Eylül ayında, 2016 yılı Eylül ayına göre kurulan şirket sayısında yüzde 36,34, kurulan kooperatif sayısında yüzde 34,15 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 3,65 oranında artış oldu. 2017 yılı Eylül ayında kapanan şirket sayısı, 2016 yılının aynı ayına göre yüzde 6,25 oranında artmış olup kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,16 kapanan kooperatif sayısı yüzde 5,63 oranında azaldı.

0

Avrupa borsaları güne nasıl başladı ? Avrupa borsalarında haftanın son işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izleniyor. Açılışın ardından Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,2 artışla 390,0 puan, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,2 değer kazancıyla 7.554,20 puan oldu. Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,4 artışla 13.042,82 puana, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,3 yükselişle 5.382,73 puana, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,3 primle 22.191,75 puana ve İspanya’da IBEX 35 endeksi yüzde 0,1 değer kazancıyla 10.202,3 puana ulaştı. Analistler, Avrupa tarafında İspanya’daki Katalonya belirsizliği ve devam eden Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin en önemli gündem maddeleri olarak öne çıktığını belirterek, bugün Euro Bölgesi cari denge verisinin takip edileceğini kaydetti.

0

Maliye 445 milyar liralık vergiyi almayacak ! Maliye Bakanlığı , gelecek 3 yıllık dönemde toplam 445,3 milyar liralık vergiden istisna ve muafiyet yoluyla vazgeçecek. “Devletlerin gelir toplamını azaltan, standart vergi sisteminden ayrıcalıklar veya istisna ile muafiyetler” olarak tanımlanan vergi harcamalarının gelecek yıl 132 milyar 141 milyon 880 bin 923 lira olması öngörülüyor. Bunun 54,2 milyar lirasını Gelir Vergisi, 17,6 milyar lirasını Kurumlar Vergisi, 32,8 milyar lirasını Katma Değer Vergisi 18,9 milyar lirasını Özel Tüketim Vergisi, 8,6 milyar lirasını da diğer kanunlarındaki istisna ve muafiyetler oluşturacak. Devletin vergi harcamalarının 2019 yılında 147 milyar 986 milyon 42 bin 808 lirayı, 2020 yılında 165 milyar 180 milyon 541 bin 121 lirayı bulması bekleniyor. Böylelikle gelecek 3 yıllık dönemde devlet toplam 445 milyar 308 milyon 464 bin 852 liralık vergiden istisna ve muafiyet nedeniyle vazgeçmiş olacak. Vergi harcamalarında Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan indirim, muafiyet, istisnalar önemli bir pay alırken, bunu Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki harcamalar takip ediyor. Devletin ekonomik büyümeye ve sosyal gelişmeye katkı sağlamak amacıyla yaptığı söz konusu vergi harcamalarının normal harcamalarla aynı şekilde bütçe kontrolüne tabi tutulması şeffaflık ve hesap verilebilirlik açısından önem taşıyor. Ayrıca bu harcamaların kontrolü, vergi sistemi işleyişinin bir bütün olarak daha kapsamlı değerlendirilmesine, düzenleme yapmadaki amacın hala geçerli olup olmadığının tespitine ve verimli, verimsiz uygulamaların belirlenmesine imkan vermesi bakımından da önem arz ediyor. Türkiye’de vergi harcamaları Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında bütçe kanunlarına ekli cetvellerde düzenli izleniyor.

0

178 üründe gümrük vergisi muafiyeti kaldırılıyor Torba Yasa’da kabul edilen maddeyle gümrük vergisinden muaf olan 178 ürün için gümrük vergisi muafiyeti kaldırılarak bunun yerine vergi had ve nispetleri sıfır olarak belirlendi. Böylece Bakanlar Kurulu bu ürünler için vergi getirebilecek. Yapılan yeni düzenlemeye göre, Bakanlar Kurulu, Gümrük Giriş Tarife Cetveli’nde yer alan eşyaların gümrük vergisi had ve nispetlerini 50’ye kadar yükseltip sıfıra kadar indirebilecek veya cetveldeki had ve nispetleri yüzde 50’sine kadar artırabilecek. Plan Bütçe Komisyonu’na bilgi veren Ekonomi Bakanlığı yetkilileri vergi muafiyeti kalkan 178 ürünün ağırlıklı bölümünü kimyasal ürünlerin oluşturduğunu belirterek, maden metal ürünleri, optik alet cihazlar, koleksiyon eşyası, tarım ürünü olarak ise sadece ipek böceği yumurtasının bulunduğunu kaydettiler. Ekonomi Bakanlığı yetkilileri, söz konusu muafiyetlerin 1964 yılında Türkiye’nin üretim kapasitesi, üretim ve tüketim ihtiyaçları göz önüne alınarak tamamen liberal bir ithalat politikası çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek, şu bilgileri verdiler: “Bu 178 kalem ürünle alakalı olarak öncelikle bu vergilerin sıfıra dönüştürülüp daha sonra da Bakanlar Kurulu’na verilen bir yetkiyle bunun ihtiyaç olması hâlinde bunları yüzde 50’ye kadar yükseltme imkânı getiriyoruz. Hâlihazırda tasarı yasalaşırsa Türkiye’nin bu ürünlerdeki gümrük vergilerinde herhangi bir değişiklik olmayacak; ihtiyaç olması hâlinde ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerimize halel getirmeden bu vergileri yüzde 50’ye kadar yükseltme imkanı Bakanlar Kurulu’na verilmiş olacak. ”

0

Borsa güne nasıl başladı ? Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,45 artışla 107.404,02 puandan başladı. Açılışta BIST 100 endeksi 477,63 puan yükselirken, bankacılık endeksi yüzde 0,36, holding endeksi yüzde 0,40 değer kazandı. Tüm sektör endeksleri güne yükselişle başlarken, en fazla kazandıran yüzde 1,70 ile ticaret oldu. Dün güne alıcılı başlayan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, analistlerin direnç olarak nitelendirdiği 107.500 seviyesini test etmesinin ardından etkisini artıran satışlarla düşüşe geçti ve günü önceki kapanışa göre yüzde 0,06 azalarak 106.926,39 puandan tamamladı. Analistler, jeopolitik risklere karşın küresel piyasalarda devam eden risk iştahının Borsa İstanbul’da alımları desteklediğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 107.500 seviyesinin önemli direnç, 105.500 puanın ise destek konumuna geldiğini kaydetti. Bugün yurt içinde veri gündeminin zayıf olduğunu, yurt dışında ise İngiltere’de perakende satışlar ile ABD’de haftalık işsizlik başvurularının takip edileceğini bildiren analistler, Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin de yatırımcıların odak noktasında olduğunu ifade etti.

0
<

Altın fiyatları düşmeye devam ediyor Altın, şirket karlarının tahminleri aşması ardından ABD hisse senetlerinin yeni zirveler görmesiyle, kayıplarını dördüncü güne taşıyarak 20 Haziran’dan bu yana görülen en uzun düşüş serisini kaydetti. Traderların, Fed’în bu yıl sona ermeden bir kez daha faiz artırımına gideceği daha fazla ihtimal vermesi de hazine tahvili faizlerinin artmasıyla birlikte altının düşüşünde etkili oluyor. Spot piyasada işlem gören altının fiyatı ons başına 1,277.95 dolar oldu. Değerli metal, geçtiğimiz üç günde yüzde 1.7 düştü.

0

Petrole yatırım yapmanın tam zamanı olabilir Brent petrolün varili, ABD ham petrol stoklarındaki gerileme ve Irak’taki gerginliğin ardından uluslararası piyasalarda 58,16 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Önceki gün 57,78 dolardan güne başlayan ve en yüksek 58,32 doları gören Brent petrolün varil fiyatı, bu sabah 58,18 dolardan açıldı. Analistler, ABD’nin ham petrol stoklarındaki azalış ve Irak merkezi hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki gerginliğin petrol arzını sınırlayabileceği endişesine yol açtığını ve bu durumun fiyatlarda yükseliş yönlü hareketi desteklediğini belirtiyor. Uzmanlar, Brent petrolde teknik olarak 58,24 ile 58,28 dolar aralığının direnç, 58,16 ile 58,20 dolar alığının ise destek bölgesi olarak önemli olduğunu belirtiyor. ABD’li yatırım Bankası Goldman Sachs ise Orta Doğu’da yoğunlaşan jeopolitik risklerin petrol piyasasına belirsizlik getirdiğini duyurdu. Bankanın analizine göre, petrol piyasası, Irak, İran ve ABD arasındaki gerilimin tetiklediği jeopolitik risklerle mücadele ediyor. Goldman söz konusu risklerin petrol arzını uzun vadede tehdit edeceğini savunuyor. Aralarında Damien Couvalin’in de yer aldığı Goldman analistleri, hazırladıkları araştırma notunda, “Piyasanın şu ana kadar vermiş olduğu sınırlı tepki, olası üretim aksamaları üzerindeki yüksek belirsizlik ile tutarlı. Üretimde yeni aksamalar yaşandığı süre, piyasa da daha büyük hareketler olabilir” ifadeleri yer aldı. Son günlerdeki gelişmeler, Irak hükümetinin ülkenin kuzeyinde Kürt kuvvetleri ile mücadele vererek bölgede üretim aksamaları olacağı görünümünü destekliyor. Fakat Bağdat yönetimi petrol zengini Kerkük bölgesindeki sahaları ve tesisleri Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden geri aldıktan sonra İngiliz enerji devi BP’den üretimi ivedikle yeniden geliştirmeye çağırıyor. Irak Petrol Bakanı Jabar Ali al-Luaibi BP’den, Kerkük petrol sahalarını geliştirme planlarını hızla hayata geçirmesini talep etti. Suudi Arabistan’ın ardından OPEC’in ikinci büyük üreticisi Irak’ın hedefi Kerkük’teki günlük ham petrol üretimini 1 milyon varilin üstüne çıkarmak. Öte yandan Trump liderliğindeki Beyaz Saray Tahran’a karşı tutumunu sertleştiriyor. İran’a yeniden ekono

0

Döviz güne nasıl başladı ? Uluslararası piyasalardaki gelişmelerden etkilenen dolarda, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı’nın kim olacağına ilişkin spekülasyonlar belirleyici rol oynuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanlığı görevi için John Taylor’ı düşündüğü yönündeki spakülasyonlar doların güçlü seyrini sürdürmesine neden oluyor. İçeride ise ABD ile yaşanan vize krizine ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Bugün yurtiçinde önemli bir veri akışı bulunmuyor. Dolar saat 08.15 itibariyle 3.6747 TL’den alıcı bulurken, euro 4.34 TL’den el değiştirebiliyor. Euro/dolar paritesi ise 1.18 seviyelerinde hareket ediyor.

0

2018’de MTV’den 13,6 milyar lira gelir bekleniyor Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden (MTV) 2018 yılında 13 milyar 600 milyon 329 bin lira gelir elde edilmesi bekleniyor. TBMM’ye sunulan, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’ndan derlenen bilgilere göre, mülkiyet üzerinden alınacak vergiler ile kira gelirleri toplamı gelecek yıl yaklaşık 17 milyar lira olacak. Bu yıl sonuna ilişkin tahminle kıyaslandığında, MTV gelirlerinde yüzde 22,7 artış olması öngörülüyor.Tasarıya göre, veraset ve intikal vergisi geliri 2018’de yüzde 49,3 artarak 1 milyar 164 milyon 497 bin lira olacak. Devletin kira gelirleri kapsamında gelecek yıl taşınmaz kiralarından 1 milyar 452 milyon 566 bin lira gelir elde etmesi öngörülürken, bunun 570 milyon 509 bin lirası lojman, 529 milyon 303 bin lirası ecrimisil ve 352 milyon 754 bin lirası diğer taşınmaz kiralarından oluşacak. Kira gelirlerinin diğer kalemi olan ön izin, irtifak hakkı ve kullanma izni gelirlerinin ise 761 milyon 65 bin lira olması bekleniyor. Böylece gelecek yıl kira geliri tutarının yüzde 7,3 artarak 2 milyar 213 milyon 631 bin lira olması öngörülüyor. Motorlu taşıtlar, veraset ve intikal vergileri ile kira gelirlerinden gelecek yıl toplam 16 milyar 978 milyon 457 bin lira gelir sağlanacağı tahmin ediliyor. Öte yandan “torba tasarı”nın görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, MTV için uygulanacak yeniden değerleme oranının 1300 cc altı araçlar için yüzde 15, 1300 cc üstü araçlar için ise yüzde 25 olarak uygulanması kabul edilmişti.

0

Kısa vadeli dış borç belli oldu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bu yılın ağustos dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı. Buna göre, ağustos sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stoku, 2016 sonuna göre yüzde 13,9 artarak 111,6 milyar dolara çıktı. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,3 artarak 62,1 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku da yüzde 21,9 artarak 49,4 milyar dolara yükseldi. Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2016 sonuna göre yüzde 6,1 artarak 15,6 milyar dolara çıktı. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 17,6 artarak 15,6 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 5,9 artarak 18,3 milyar dolar oldu. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yılın sonuna göre yüzde 4,1 artarak 12,7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2016 sonuna göre yüzde 18,4 artarak 38,8 milyar dolara çıktı. Borçlu bazında incelendiğinde, büyük çoğunluğu kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2016 sonuna göre yüzde 9,3 artarak 17,8 milyar dolar, özel sektörün kısa vadeli dış borcu da yüzde 14,8 artarak 93,7 milyar dolara yükseldi. Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar 2016 sonuna göre yüzde 10,1 artarak 52,1 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar da yüzde 17,3 artarak 59 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Geçen yılın sonunda 171 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, yüzde 37,4 azalarak ağustos sonu itibarıyla 107 milyon dolar oldu. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 429 milyon dolar olarak gerçekleşti.

0

Temmuz ayı işsizlik rakamları açıklandı Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre 119 bin kişi artarak 3 milyon 443 bin kişi oldu. İşsizlik, temmuzda yüzde 10.7 olarak kayıtlara girdi. Temmuz döneminde, tarım dışı işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 13 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,3 puanlık artış ile yüzde 21,1 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 0,1 puanlık azalış ile yüzde 10,9 olarak gerçekleşti. İstihdam oranı yüzde 48 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 122 bin kişi artarak 28 milyon 758 bin kişi, istihdam oranı ise 1 puanlık artış ile yüzde 48 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 294 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 827 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 20,9’u tarım, yüzde 18,6’sı sanayi, yüzde 7,6’sı inşaat, yüzde 52,8’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,2 puan, inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, sanayi sektörünün payı 0,4 puan, hizmet sektörünün payı 0,1 puan azaldı. İşgücüne katılma oranı yüzde 53,7 İşgücü 2017 yılı Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 239 bin kişi artarak 32 milyon 200 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 1 puan artarak yüzde 53,7 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 73,5, kadınlarda ise 1,3 puanlık artışla yüzde 34,3 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 35,2 Temmuz 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 puan artarak yüzde 35,2 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,4 puanlık artışla yüzde 22,2 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam ve işsizlik arttı Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 87 bin kişi artarak 28 milyon 119 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puanlı

0

Küresel piyasalarda son durum nedir ? ABD’de cuma günü açıklanan enflasyon verisinin yıllık yüzde 2,2 artışla beklentilerin altında kalmasının ardından pay piyasalarında alış ağırlıklı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,13 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,09 değer kazanarak tarihi zirvelerine yakın kapanış yaparken, Nasdaq endeksi de yüzde 0,22 değer kazanarak haftayı rekorla tamamladı. Analistler, geçen hafta açıklanmaya başlayan bankaların 3’üncü çeyrek finansal sonuçlarının bu hafta da devam edeceğini belirterek, makroekonomik verilerin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın atacağı adımların da izlenmesi gerektiğini kaydetti. Avrupa tarafında, Brexit görüşmeleri, İspanya’da referandum sonrası gelişmeler, Almanya’da hükümet kurma çalışmaları ve Avusturya’daki seçim sonuçlarının yankıları gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Cuma günü Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,07 artarken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,17 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,28 değer kaybetti. Yeni haftada veri trafiğinin görece zayıf olduğunu belirten analistler, avro/dolar paritesinin seyrinin izlenmesi gerektiğini kaydetti. Parite, geçen haftayı 1,1821 seviyesinde tamamlaması sonrası bugün Asya piyasalarında 1,1800-1,1820 dar bandında dengelendi. Asya borsalarında alımlar sürüyor Asya borsalarında haftanın ilk işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi negatif ayrıştı. Çin’de bugün açıklanan verilere göre, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi eylülde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 arttı. Beklentiler doğrultusunda artan enflasyon verisine karşın 18 Ekim Çarşamba günü başlayacak Komünist Parti Kurultayı öncesinde Şanghay bileşik endeksi kapanışa doğru yüzde 0,2 değer kaybederek 3.380,92 puana geriledi. Japonya’da sanayi üretimi ağustosta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 yükselmesinin ardından Nikkei 225 endeksi son dönemdeki yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Endeks, 21.347,07 puanla Kasım 1996’dan bu yana en yüksek seviyeyi görmesi sonrasında günü yüzde 0,5 artışla 21.255,56 puandan tamamladı. Dolar/yen paritesi ise 111,80 seviyelerinde yatay seyrediyor. Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 değer kazancıyla 2.479,29

0

Altın güne nasıl başladı ? Altının gram fiyatı, haftaya yükselişle başlamasının ardından 152,7 lira seviyelerinde dengelendi. Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen altının gram fiyatı, gün içinde 151,5-152,6 lira bandında hareket etmesinin ardından günü yüzde 0,22 değer kazancıyla 152,3 liradan tamamlamıştı. Altının gram fiyatı, yeni haftaya yükselişle başlamasının ardından saat 09.45 itibarıyla yüzde 0,24 artışla 152,7 liradan alıcı bulurken, Kapalıçarşı’da çeyrek altın 251 lira, Cumhuriyet altını da 1.022 liradan satılıyor. Küresel piyasalarda doların değer kaybetmesinden pozitif etkilenen altının ons fiyatı ise 1.300 doların üzerindeki seyrine devam ediyor. Asya piyasalarında güne yatay seyirle başlayan altının ons fiyatı, önceki kapanışın hemen üzerinde 1.304,10 dolardan işlem görüyor.

0

Borsa güne yükselişle başladı Geçen hafta başında ABD ile yaşanan vize krizinin etkisiyle ağır kayıplar verdikten sonra hafta boyunca pozitif bir seyir izleyen ve kayıplarını telafi eden Borsa İstanbul (BİST), küresel piyasalarda yaşanan pozitif havanın da etkisiyle yeni haftaya yükselişi sürdürerek başladı. BİST 100 endeksi, 328 puan artışla 106.554,6 puandan açıldı. Açılış itibariyle hisse senetleri ortalama yüzde 0,31 oranında değer kazandı. BIST 100 endeksi, cuma günü yüzde 2,01 değer kazanarak 106.226 puandan kapanmıştı. Analistler, bugün açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) beklenti anketinde özellikle enflasyon beklentilerinin takip edileceğini belirterek, Kuzey Irak ve Suriye’deki gelişmelerin de izlenmesi gerektiğini kaydetti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 107.800 seviyesinin direnç, 104.000 seviyesinin destek konumuna geldiğini aktaran analistler, 3,64 seviyesinde dengelenen dolar/TL’de ise 3,6300 seviyesinin destek, 3,6550’nin direnç olarak öne çıktığını bildirdi.

0

Bu hafta hangi yatırım kazandırdı ? Borsa, döviz ve altın değer kazanarak, bu hafta da yatırımcısını sevindirdi. BORSA Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi, haftayı yüzde 2,01’lik kazançla 106.225,69 puandan kapattı. Aynı dönemde BIST Mali Endeksi yüzde 1,31’lik artışla 128.677,52 puana, Sanayi Endeksi yüzde 2,10’luk primle 121.087,81 puana, Hizmetler Endeksi yüzde 2,58’lik kazançla 71.112,26 puana, Teknoloji Endeksi ise yüzde 4,12’lik artışla 117.492,73 puana, Bankacılık Endeksi ise yüzde 1,44’lük değerle 168.118,13 puana yükseldi. Borsa İstanbul’da bu hafta en çok yükselen hisse senedi Salix Yatırım Holding olurken, şirket hisseleri yüzde 59,84 değer kazandı. Söz konusu hisse senedini yüzde 36,40’lık artışla Link Bilgisayar Sistemleri, yüzde 33,48’lik yükselişle de Banvit Vitaminli Yem Sanayi Ticaret izledi. Hafta kapanışında en çok değer kaybeden hisse ise yüzde 28,67 ile Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı oldu. Bu hisseyi yüzde 24,37’lik düşüşle İhlas Gayrimenkul, yüzde 18,16’lık azalışla da Utopya Turizm İnşaat İşletmecilik Ticaret AŞ takip etti. Borsa İstanbul’un en değerli şirketleri 42 milyar 630 milyon lirayla Garanti Bankası, 41 milyar 411 milyon 214 bin 339 lirayla Koç Holding, 38 milyar 800 milyon lirayla da Akbank şeklinde sıralandı. ALTIN VE DÖVİZ Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 3,40’lık artışla 152,20 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,35’lik primle 1018 liraya yükseldi. Serbest piyasada dolar ve avro haftayı kazançla kapattı. Doların satış fiyatı 0,11’lik artışla 3,6310 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 1,53’lük kazançla 4,3070 liraya yükseldi. Geçen hafta 4,7320 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı bu hafta yüzde 2,37’lik artışla 4,8440 lira olarak gerçekleşti. İsviçre frangı ise önceki haftaya kıyasla yüzde 1,30’luk yükselişle 3,7440 liradan alıcı buldu. YATIRIM FONLARI Bu hafta, bireysel emeklilik fonları ve yatırım fonları yüzde 0,44 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en fazla kazandıran yüzde 3,47 ile kıymetli madenler fonları oldu. Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası’nda, ağırlıklı ortalamalara göre çeş

0
Next »